YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUK

YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUK

Otizm Nedir?

Otizm Spektrum Bozukluğu kısa adıyla otizm sosyal davranışların kısıtlı olduğu ve tekrarlayan döngülerin yaşanmasına sebep olan yaygın bir nöro-gelişimsel bozukluktur. Yaygın gelişimsel bozukluk çocukluk döneminde ortaya çıkan ve gelişimsel kayıp ve geriliklere neden olan bozukluklardır. Otizm tanısı almış bireylere otistik bireyler de denilmektedir ancak damgalanmaya sebep olduğu için kullanımı tercih edilmemektedir. Otizm erken çocukluk döneminde ortaya çıkar. Genellikle doğumdan itibaren ilk yıl içinde belirtiler kendini gösterirken bazı bebekler ise normal gelişim seyri gösterirken sonradan otizm belirtilerinin ortaya çıkması gerileme döneminin başlamasına sonrasında ise sosyal ve davranışsal olarak yaşıtlarından farklılık göstermeye başlamalarına neden olur. Erkek çocuklarda kız çocuklara göre dört kat daha yaygındır. Asperger sendromu kalıplaşmış davranış örüntülerinin çok katı olduğu ve sosyal ilişkilerin zayıf olduğu ancak dil ve zekada bozulma görülmeyen otizm açılımı kapsamındaki bozukluklardandır. Asperger sendromu olan çocuklar konuşma problemleri yaşamamaktadır. Atipik otizm belirtilerin daha hafif gözlendiği otizm kapsamındaki bozukluklardandır. Belirtiler daha hafif olduğu için gelişimsel ve sosyal olarak ilerlemek daha kolaydır. Dil becerilerinin sonraki yıllarda düzelebildiği gözlenmektedir.  Çocukluğun Dezintegratif Bozukluğun’ da ise sosyal, davranışsal, dil, motor hareketlerde normal gelişim seyri gösterirken aniden becerilerin kaybıdır. Rett sendromu gelişimde sosyal ve iletişimsel zayıflıklarla birlikte baş büyümesinde yavaşlık, denge bozukluğu ve yürümede zorluklar gibi fiziksel olarak belirgin değişikliklerin de gözlendiği otizm kapsamındaki bozukluktur.

Otizm Neden Olur Genetik Midir?

Yapılan bilimsel çalışmalar sonucu otizmin genlerden kaynaklı olabileceği ancak otizme hangi genin sebep olduğuna yönelik net bir bilgi bulunmamaktadır. Tuberoskleroz ve Frajil-X sendromu ise otizme neden olan nadir gözlenen genetik hastalıklardandır. Ailede otizmli bir kardeşin olması otizm olasılığını arttırmaktadır. Gebelik ve doğum sırasındaki güçlüklerin otizme neden olup olmadığına yönelik araştırmalar hala devam etmekle beraber gebelik ve doğum sırasındaki güçlük yaşayan çok az sayıda annenin çocuklarında otizm gözlenmiştir. Aynı zamanda gebelik öncesinde annenin geçirdiği viral enfeksiyonlar da otizmin nedenlerindendir. Genlerden kaynaklı bir gelişimsel bozukluk olduğu için otizmin önlenmesi mümkün değildir. 

Otizm belirtileri başlıca ; yaşıtlarına uygun sosyal beceriler geliştirememe, göz temasından kaçınma, acı hissine tepki vermeme duyarsız kalma, beden dilini yeterince kullanamama, sosyal ilişkileri başlatmada zorluklar yaşama, karşılıklı sohbet etmede yetersizlikler, el çırpmak sallanmak gibi tekrar eden davranışlar sergileme, kullanılan nesnelere karşı aşırı bağlılık geliştirme ve aynı nesne kullanımına karşı direnç gösterme, düzenin bozulması ve değişimlere aşırı tepkiler gösterme, dönen cisimlere ya da ışıklandırma gibi duyusal uyaranlara karşı beklenenden fazla ilgi gösterme ya da hiç tepki vermeme, aşırı derecede ve sebebi belli olmayan ağlamalar, parmak ucunda yürüme, dokunulmaya karşı olumsuz tepkiler vermek olarak sıralanabilir. Bu belirtiler otizmli çocuklarda farklı derece ve şekilde kendini göstermektedir.

Bebeklerde ve Okul Öncesi Çocuklarda Otizmin Erken Belirtileri 0-3 aylık bebeklerde anne ile göz teması, anne konuştuğu zaman anneye gülümseme gibi davranışlar gözlemlenirken otizmli bebeklerde ise temastan kaçınma, kucağına alındığı zamanlarda huzursuz hissetme, göz temasından sıklıkla kaçınma, çevreden gelen sosyal uyaranlara karşı tepkisizlik, donuk bakışlar gözlenmektedir. 7-12 aylık bebeklerde babıldama evresi dediğimiz sesli ve sessiz harflerin farklı kombinasyonları ile yeni sesler çıkarmaya çabaladığı dil gelişim evresidir otizmli çocuklar bu dönemde ba-ba-ba, beb-beb gibi beklenen sesleri çıkarmazlar, sese doğru dönüp bakma davranışı göstermez seslere karşı tepkisizdirler. Erken çocukluk dönemine bakıldığında kalın motor becerilerde yeteneklidirler ancak ince motor becerilerinin daha zayıf olması beklenmektedir. Tak-sök oyunlarda ve mekanik eşyaları söküp yeniden takmada oldukça başarılıdırlar. Çevreden gelen seslere işitme ile ilgili bir problemlerinin olmamasına rağmen tepki vermezler. Kendisinden başka kimse yokmuş gibi davranırlar kendilerine ait bir dünyaları vardır ve çoğunlukla orada yaşamayı tercih ederler. Sürekli aynı yere oturma isteği, her gün aynı sıra ile günlük işlemlerini yapma, sinirlendiğinde kafasını vurma ya da susturulamayan ve sebebi bilinmeyen ağlama ya da gülmeler, ilginç nesnelerde biriktirme, gibi durumlar gözlenebilir.

Otizm Teşhisi Nasıl Konur?

Türkiye’de otizm tanısı nörologlar ve psikiyatristler tarafından konulmaktadır. Eğer çocuğunuzda yukarıda belirttiğimiz otizm belirtilerinden birden fazlasını gözlemliyor ve günlük becerilerinde bu belirtilerin olumsuz etkilerini yaşıyorsanız tanı için çocuk ve ergen psikiyatristine başvurmanız gerekmektedir. Otizmde kullanılan bazı testler vardır ADOS ve CARS otizmin tanılamasına yönelik kullanılan testlerken PEP-R gibi testler otizmli çocukların gelişim ve eğitim gibi açılardan tanınmasını sağlamaktadır.

Otizm tedavi edilmesi gereken bir hastalık ya da bir engel değil bir gelişimsel bozukluktur. Tedavi edilemez ancak gösterilen belirtilerde olumlu değişiklikler meydana gelebilir. Sadece otizmli çocukların kullandığı otizm ilaçları yoktur ancak ek tanı ya da süreçte gelişen farklılıklarla birlikte otizmli çocukların da ilaç kullanması beklenebilir.  Çoğu otizmli bireyde yaşam boyu destek gerekmektedir. Eğer ihtiyaç duyulan destek doğru bir şekilde karşılanmazsa hayat boyunca sosyal ve gelişimsel olarak yaşıtlarından farklılık gösterebileceği için okul, iş dünyası gibi alanlarda sorun yaşayabilirler. Yaşamın ilerleyen yıllarında alınan destek ile birlikte sosyal ve gelişimsel alanlarda becerilerinde iyileşme olmakla birlikte otizm yaşam boyudur sonrasında geçmesi/bitmesi beklenen bir süreç değildir. Özel eğitim merkezleri otizm spektrum bozukluğuna sahip bireylerin ihtiyaç duyduğu desteğin başında gelmektedir. Özel eğitim merkezlerinde erken tanı ile birlikte okul öncesi dönemde sosyal ve gelişimsel becerilerinin gelişmesi hedeflenirken okul dönemi ile birlikte akademik olarak da destek ile otizmli bireylerin gelebilecekleri en iyi noktalara gelmeleri hedeflenmektedir. Kurumumuzda otizm spektrum bozukluğu tanılı okul öncesi ve okul dönemi çocuklara hizmet verilmektedir.  Otizm eğitiminde sosyal becerileri arttırmada dilin etkisinin önemli olduğu için dil ve iletişim terapisi kullanılabilir. İletişimi arttırmak için grup derslerine dahil edildiği bir süreç izlenebilir. Uygulamalı davranış analiziyle sosyal olarak beklenen/istenen davranışların arttırılması beklenmeyen/istenmeyen davranışların azaltılması hedeflenmektedir (ABA). Bunlara ek olarak ailelerin ve toplumun bilinçlendirilmesi ve otizm spektrum bozukluğuna sahip bireylere nasıl davranılması gerektiğine yönelik verilecek eğitimler ya da Dünya Otizm Farkındalık Gününde yapılan etkinlikler gibi toplumsal farkındalık çalışmaları otizmli bireylerin olumlu yönde gelişim gösterebilmelerine katkı sağlamaktadır

Otizmde Beslenme ve Uyku

Otizmli çocukların beslenme rutinleri diğer çocuklardan belirgin ölçüde farklılık gösterir. Çoğunlukla otizmli çocukların emmeleri zayıftır ek gıdaya geçiş ile birlikte problemler artış gösterir. Çoğunlukla bebeğin süt dışındaki diğer besinleri reddetmesi beklenirken bazı otizmli bebeklerin seçici olmadığı görülebilir. Katı yiyecekleri sıklıkla reddeden otizmli çocuklarda sürekli sıvı ve püre benzeri yiyecekler tüketmelerine bağlı olarak çiğneme kaslarında zayıflıklar olabilir. Bir yiyeceği beğendikten sonra sürekli aynı yiyeceği yeme isteği ve diğer yiyecekleri reddetme eğilimindedirler. Otizmli çocuklar için önerilen bazı diyet ve takviye programları vardır ancak bu programlar üzerine yapılmış ve geçerliliği ispatlanmış bilimsel çalışmalar yeterli değildir. Henüz bu diyet ve takviye programlarının etkililiği ispatlanmamıştır. Otizmli bebeklerin uykuya dalmada ve uyku süresinde güçlük yaşadıkları